Kurs sahipleri: Sesimizin duyulmasını istiyoruz

Diyarbakır’da bulunan 70 kurs yöneticisi bir araya gelerek MEB çatısı altında resmi faaliyet gösteren Özel Öğretim Kurslarının kapatılmasının gündeme gelmesi üzerine basın toplantısı düzenledi. Rodison Blue otelde düzenlenen toplantıya 4 binin üzerinde kurs sahibi adına katılan Diyarbakır’daki 70 kurs yöneticisi Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenerek, “Sesimizin duyulmasını istiyoruz” dedi.

Kurs sahipleri adına açıklamayı okuyan Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Kurucusu Engin Ceylan açıklama metnini okudu. 

Türkiye’deki “Özel Öğretim Kursları Platformu’’ olarak, hiçbir derneğe, ideolojiye ve siyasi düşünceye bağlı olmaksızın toplum ve bireyleri bu konuda detaylı olarak bilgilendirmek amacıyla açıklamalarda bulunduklarını belirten Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Kurucusu Engin, “MEB çatısı altında resmi faaliyet gösteren Özel Öğretim Kurslarının kapatılmasının gündeme gelmesi üzerine bizler Türkiye’deki “Özel Öğretim Kursları Platformu’’ olarak, hiçbir derneğe, ideolojiye ve siyasi düşünceye bağlı olmaksızın toplum ve bireyleri bu konuda detaylı olarak bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyduk. Özel öğretim kurslarımız eğitim sistemimizin bir ihtiyacı olup, Milli Eğitim Bakanlığı’nın izni ve denetimiyle faaliyetlerini sürdürmektedir.

Aileler çocuklarını, Üniversiteye Giriş sınavlarına hazırlanmak ve derslerine destek amacıyla, gönül rızasıyla kurslarımıza göndermektedir. Kurslarımızın faaliyetini sürdürememesi, eğitim sistemimizde telafi edilemeyecek yaralara yol açacaktır. Sadece öğrenciler değil, kurs sahipleri ve bu kurumlara emek veren öğretmen ve personeller de zarar görecektir. Bakanlığımız yıllardır okullarda ve Halk Eğitim Merkezlerinde destekleme kursları düzenlemektedir. Ancak bu çalışmalar, destek eğitim ihtiyacını karşılayamamaktadır. Özel öğretim kurslarına olan talep de devam etmektedir. Eğitim sistemimizde kurslar bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaç devletimizin denetimindeki kurslarımız aracılığı ile karşılanmaktadır. Resmi kayıtlara göre 2019 Ocak ayı itibariyle MEB’e bağlı 2549 özel öğretim kursu bulunmaktadır. Bu kurslarda istihdam edilen öğretmen ve personel sayısı yaklaşık olarak 63 bindir. Aileleri ile hesapladığımızda böyle bir durumdan 200 bin kişi olumsuz olarak etkilenecektir. Özel öğretim kurslarının kapanmasıyla, ülkemizin 1 yıllık ekonomik kaybı (KDV-Stopaj-SGK) 1.500.000.000 (bir milyar beş yüz milyon TL) olacaktır. İlimiz özelinde ise Mart 2019 sonu itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı izni ve Valiliğimiz onayı ile açılmış 132 Özel Öğretim ve Kişisel Gelişim Kursu bulunmaktadır. Bu kurslarda yaklaşık olarak 18 bin öğrenci eğitim desteği almakta, 2000 civarında öğretmen ve personel sigortalı olarak istihdam edilmektedir” dedi.

Açıklamada Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a da seslenen Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Kurucusu Engin, “Sayın Bakanım, Öğretmen Ziya SELÇUK Milli Eğitim Bakanı olarak adınız anılmaya başladığında geleceğe dair ümitlerim katmerlenmiş, yüzüm gülmüştü. YÜZÜMÜZ GÜLMÜŞTÜ. 2023 Vizyon Belgesi açıklandığında merakla, sevgiyle, saygıyla, coşkuyla okumuş ve çok mutlu olmuştum. MUTLU OLMUŞTUK. Eğitimimiz için planladıklarınızın hemen hemen hepsini yıllardır düşünen kıdemli bir Öğretmen olarak Gurur Duymuştum. GURUR DUYMUŞTUK. 28 Ocak 2019 açıklamanız bile size duyduğumuz sempatinin azalmasına neden olmamıştı. Eni sonu işimi yitirecektim ama Türkiye’min geleceği emin ellerdeydi. Anadolu Ajansı Editör masası konuşmanızı büyük bir dikkat ve merakla izledim, defalarca yeniden izledim. Cümle cümle anlamaya çalıştım. Doğrusunu isterseniz kafam karıştı: Dediniz ki “EĞİTİMLE İLGİLİ GENEL BİR BEKLENTİ VAR.” Katılıyorum sayın bakanım. KATILIYORUZ. Sizin duruşunuz, omurgalı, kemikli bir eğitimci olmanız, eğitimin tüm bileşenlerine yıllarca verdiğiniz emek, yetiştirdiğiniz binlerce öğrenci bu beklentilerin temel dayanağıydı. “EĞİTİMDEKİ DEĞİŞİMİN VE DÖNÜŞÜMÜN UZUN SOLUKLU OLDUĞU KONUSUNDA GÜÇLÜ BİR ALGI VAR” dediniz. Atacağınız her adımın yaz – boz tahtasına dönen pekçok sorunumuzu çözeceğine inançla uzun soluklu yürüyüşünüzde yanınızda yer alacağımızı düşünüyorduk, yanınızda yer almanın planlamasını yapmaya koyulmuştuk. “SAHADA ÇOK YÜKSEK BİR ENERJİ VAR.” Dediniz. “EĞİTİM EKONOMİYLE VE DEMOKRASİYLE ÇOK YAKINDAN BAĞLANTILI BİR KURUM.” “YEREL SEÇİMLERİN EĞİTİMLE BİR BAĞLANTISI VAR.”dediniz. “YEREL SEÇİMLERDE BİZE DESTEK OLUNMASI ŞART.” dediniz. “O İŞBİRLİĞİ, İLÇE VE İL BELEDİYELERİ İLE MERKEZİ HÜKUMETİN İŞBİRLİĞİNİN OLUŞTURACAĞI SİNERJİ İÇİNDE BULUNMAK İSTİYORUZ.” dediniz. Biz de bu sinerjinin paydaşı olmak istiyoruz. “ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN STATÜSÜNÜ VE İTİBARINI GÜÇLENDİRMEMİZ LAZIM.” dediniz. 63.000 öğretmenimizi, binlerce çalışanımızı işsiz bırakarak hangi statünün içini hangi rollerle, hangi saygınlıkla dolduracağımızı bilemedik, Sayın bakanım! “EĞİTİM EHLİYET OLMADIĞINDA İCABET ETMİYOR, KALİTEYE İCABET ETMİYOR.” dediniz. Çok uzun yıllardır tecrübe biriktirdik, kaliteyi yükseltmek, okullarımızın bıraktığı boşluğu doldurmak için büyük enerji ve çaba harcadık. Hep sistemin içindeydik ve bağımsız destek kurumları olarak üstümüze düşeni layıkıyla yerine getirmeye çaba gösterdik. Bu çabamızın Milli Eğitim Bakanlığımız nezdinde hiç mi kıymeti yok? “EĞİTİMDE BİR PARAMETRE İLE OYNADIĞINIZDA ÇOK SAYIDA PARAMETRE ETKİLENİYOR. HERHANGİ BİR KARAR ALINDIĞINDA HANGİ PARAMETRE NASIL ETKİLENİR SİMÜLASYONUNA İHTİYAÇ VAR.”dediniz. Bizimle ilgili nasıl bir simülasyon yaptınız bilmeye hakkımız yok mu? “BİZİM YUKARIDAN AŞAĞIYA BİR SÖYLEMİMİZ OLMASI MÜMKÜN OLMAYAN BİR KONU, BUNU ZEMİNDEN YUKARIYA DOĞRU YANİ, TOPLUMLA PAYLAŞARAK KALICI BİR DEĞER HALİNE DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ. AKSİ TAKDİRDE KİŞİSEL YAKLAŞIMLAR SÖZ KONUSU OLABİLİR, YANİ SÜBJEKTİVİTE ARTAR.” Dediniz. Kapatma ilanı öncesinde hangi kurumlarla, hangi velilerle, hangi öğrencilerle, hangi öğretmenlerle, hangi teftiş heyetiyle, hangi ticaret odasıyla nasıl ve nerede görüşüldü? Nasıl görüşüldü? Elde edilen veriler nelerdir? Bizimle paylaşmayı düşündünüz mü? “YENİ YASAMA DÖNEMİNE KALIR, KABİNE KARAR VERİR.” Dediniz. Anayasa Mahkemesi 13.07.2015 tarihli kararı ile 6528 sayılı kanunda dershaneler ile ilgili yapılan düzenlemenin bir bölümünü oy çokluğu ile iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında: “İLGİLİLERE TERCİH HAKKI TANIMADIĞI, YALNIZCA OKULLARDA VERİLEN BİLGİYLE SINIRLI BİR BİLGİYE ERİŞİM İMKÂNININ SUNULDUĞU, SINAVLARA HAZIRLIK İHTİYACINI KARŞILAYACAK OKUL DIŞI ALTERNATİF VE İMKÂNLARIN SAĞLANMADIĞI, BU NEDENLERLE EĞİTİM ÖĞRETİM HAKKINI İHLAL ETTİĞİ” Gerekçesiyle 6528 sayılı kanunun “dershaneler” ile ilgili maddelerini iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve gerekçeleri dikkate alınarak Milli Eğitim Bakanlığı’nca 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği ve Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesinde yapılan değişiklikle özel öğretim kursları açılmıştır.” deniliyor, BU GEREKÇELERİN TÜMÜ OLDUĞU YERDE DURUYORKEN KURSLAR NEDEN KAPATILIYOR? Mecliste görüşülmeden, anayasa mahkemesinin iptal kararı gerekçeleriyle orta yerde duruyorken kapatılacağımızı söylediniz, velilerimize “KAYIT YAPTIRMAYIN! MAĞDUR OLURSUNUZ” dediniz. Yani bizi ölmeden mezara koydunuz. Bu açıklamanın neresi demokratik? Bu açıklama sübjektif ve kişisel değil mi? “2023 VİZYONUYLA İLGİLİ OLARAK ZEMİNİ ADIM ADIM KURUYORUZ, ALTYAPIYI OLUŞTURUYORUZ, HAYATTAN LİTERATÜRE BİR GİDİŞ BELİRLİYORUZ.” dediniz. Gerçekten hayattan Literatüre mi gittiniz sayın bakanım? “EĞER ÇOK ACİL ÇÖZÜMLERİNİZ OLURSA, ŞİMDİKİ ÇÖZÜMLERİNİZ BİR SONRAKİ SORUNLARINIZ OLUR.” dediniz. “BU ÇAYIN DEMLENMESİ LAZIM.” dediniz.  Ağzınıza, yüreğinize sağlık. Hislerimize tercüman oldunuz. Kurslarla ilgili alelacele kapatılma kararınızı nereye koyalım? Acil kapatma çözümünüzün yarın doğuracağı sorunları nereye koyalım? Bugün bunu söylerken 28 Ocakta yaptığınız açıklamayla suyunuz kaynadı dediniz. Hangisine inanalım? MEB’in  bir kararıyla Özel Öğretim Kurslarının kapatılacağı duyuruldu” diye konuştu.