Kanserden korunmada anahtar kelime; yaşam tarzı

Her ne kadar kanserin tehlikeli yüzü bilinse de özellikle de toplumumuzda konuyla ilgili farkındalık düzeyi yeterli değildir. Birçok kişi kitle iletişim araçlarından edindiği enformasyonu dinlemek ya da okumaktan öteye gidemiyor. Ancak kanserle ilgili edinilen her bilgi hayata dahil edilmediği sürece hafızamızın bir köşesinde unutulmaya mahkum bırakılıyor.

Bu durumu tam tersine çevirmek, erken teşhis fırsatını kaçırmamak ve edinilen farkındalık sayesinde kanserden korunmak için önemli ipuçlarını Avrasya Hastanesi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Vecdi Ertekin anlatıyor.

Kanseri ne kadar tanıyorsunuz?

Dünya üzerinde ölümlerin en büyük sebebi olarak kabul edilen kanser; vücutta bulunan normal hücrelerin tümör hücrelerine dönüşerek kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan ciddi bir sağlık problemidir. Üstelik bu kontrolsüz çoğalma, tümörlü dokunun çevreye yayılmasına ve hastalığın ilerlemesine yol açar. İşte bu sebeple kanser için erken teşhis uyarıları en yüksek perdeden yapılır.

Önce yaşam tarzınızı değiştirin

Yaş ve cinsiyet fark etmeksizin herkeste görülebilen kanserden korunmak için bazı temel unsurlar vardır. En önemli faktör ise yaşam tarzını değiştirmek… Modern hayatın kaçınılmaz gerçekleri arasında kabul edilen stres, yoğun iş temposu, hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme gibi olumsuz durumlar kanser riskini arttırıyor. Bu konu hakkında yapılacak her adım ise doğrudan kansere yakalanma riskini düşürüyor.

Kanserden korunmak için;

  • En çok can alan kanserlerin başında akciğer kanseri gelir ve bu kanser türünde en önemli etken sigaradır. Dolayısıyla hayatınızdan sigarayı çıkarmak bir opsiyon değil zorunluluktur.
  • İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarının başında beslenme gelir. Kanserden korunmak içinse başrolü oynuyor. Bu noktada kanser riskini en aza indirmek için kanserle savaşan besinler tüketilmeli, fastfood, işlenmiş ve paketlenmiş gıdalardan uzak durulmalı, tek yönlü beslenmeden kaçınılmalıdır. Tüm besin gruplarından azami ölçüde ve dengeli beslenmelidir.
  • Beslenme düzenine posalı gıdalar dahil edilmelidir. Bunun için beyaz ekmek yerine posa bakımından zengin tam buğday veya çavdar ekmeği tercih edilmelidir.
  • Pişirme yöntemi de bir diğer önemli konudur. Kızartmadan olabildiğince uzak durulmalı, haşlama, fırınlama tercih edilmeli, yemekler çok fazla kavrulmamalıdır.
  • Kırmızı et tüketimine kota getirilmelidir.
  • Baklagiller, meyve, sebze sofradan eksik edilmemeli.
  • Aşırı kiloların bazı kanser türlerini tetiklediği bilinmektedir. Dolayısıyla fazla kilolardan bir önce kurtulmalı ve vücut için ideal olan kiloya ulaşılmalıdır.
  • Su gerçekten de hayattır. Vücudun normal fonksiyonlarını yerine getirmesinde çok büyük bir rol üstlenen su, günde en az 2, 2,5 litre tüketilmelidir.
  • Hayata hareket katmak lazım. Bunun için mutlaka gün içinde yaşa uygun egzersizler yapılmalı, en azından yarım saatlik tempolu yürüyüşler yapılmalıdır.
  • Stresin sizi alt etmesine izin vermeyin. Günümüzdeki en büyük sorunların başında gelen stresi yönetmek, hastalıklardan ve tabii kanserden korumak için çok önemlidir. Dolaylı yoldan da olsa kanser riskini tetikleyen stresle baş edebilmeli, bunun için psikolojik destek, danışmanlık veya grup terapilerinden yardım alınmalıdır.
  • Kanserden korunmak için kişiler kendisinde yaşanan değişimleri gözlemlemeli ve olası riskleri minimize etmek için mutlaka düzenli olarak tarama testleri yaptırmalıdır.