Erkekler Dikkat! Eros’lu Mu Yoksa Mania’lı mı Aşıksınız?

İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü’nün Kurucu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Öztürk, ‘Aşk Genetik Mi’ sorusuna yanıt aradı.Türk erkeklerinin yaşadığı aşk tarzına dikkat çeken Öztürk, “Türkiye, maalesef aşkından sevgilisini ya da eşini öldüren erkeklerin ülkesi. Türk erkeklerinin pek çoğunun aşk tarzı mania tarzı gibi.’’

mania tipi aşk, sevdikleri kişiye sahip olmak isteyen sahiplenici ve kıskanç bir sevgi türü.

Yaşar Üniversitesi tarafından düzenlenen güncel bilim söyleşilerine konuk olan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öztürk; Aşkın hamurunda genetiğin var olduğunu ancak aşkın hamurundaki genetik ağların henüz tanımlanamadığını söyledi.Prof. Dr. Öztürk, Türk erkeklerinin yaşadığı aşk tarzına dikkat çekerek, ‘Türk erkeklerinin pek çoğunun aşk tarzı mania tarzı gibi’. Yani sahiplenici, zedeleyici ve kıskanç bir tarz” dedi.

Mania Aşk Tipi Nedir?

Ülkemizde kadına şiddetin gün gittikçe arttığına işaret eden İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü’nün Kurucu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Öztürk, Türkiye’deki erkeklerin hangi aşk tipini yaşadığıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Aşkın hamurunda genetiğin var, ancak henüz tanımlanamadığını söyleyen Prof. Dr. Öztürk,  “Türkiye, maalesef aşkından sevgilisini ya da eşini öldüren erkeklerin ülkesi. Türk erkeklerinin pek çoğunun aşk tarzı ‘mania’ tarzı gibi. Yani sahiplenici, zedeleyici ve kıskanç bir tarz” dedi.

Beyin En Az Tanınan Organ

Davranış genetiğinde net verilerin mevcut olmadığını söyleyen Prof. Dr. Mehmet Öztürk, “Günümüzde teknolojiler bir insan genomundaki tüm bilgileri çıkarma kapasitesine sahip. Artık ABD’de cinayetten yargılanan kişiler avukatları tarafından ‘bu cinayetin altında müvekkilin genetik yapısı yatıyor’ şeklinde savunulabiliyor. Bu savunmalar çok geniş ölçüde karşılık buluyor ve hafifletici sebep olarak sayılabiliyor. Öte yandan davranış genetiğinde net veriler mevcut değil. Örneğin fenilketonüri, talasemi gibi hastalıkları kesin ve net bir biçimde genetik hastalıklar olarak adlandırabilirken çeşitli davranış biçimlerimizi genetikle net bir biçimde açıklayamıyoruz. Çünkü beyin, bilim adamları tarafından en az tanınan organlardan biri ve davranışlarımız metre gibi, kilo gibi ölçülebilen özelliklere sahip değil. Bilim ancak yardımlaşma, sadakatsizlik, empati, siyasi taraftarlık, liderlik, psikososyal stres gibi özelliklerimizi ve eğilimlerimizi hem genetik, hem ortak çevresel özellikler hem de özel çevresel özelliklerle yani geniş bir skalada açıklamaktadır” dedi.

Türk Erkeklerin Aşk Tarzı Mania Mı?

Bilim insanları tarafından ispatlanmış altı aşk tarzının bulunduğunu ancak bunlardan ikisinin genetik bilimiyle açıklanabildiğini ifade eden Mehmet  Öztürk, Türk erkeklerinin yaşadığı aşk tarzı maniaya dikkat çekti. Prof. Dr. Öztürk, “Genetik bağlantısı bulunan eros ve mania olarak adlandırılan iki aşk tarzı mevcut. Eros, fiziksel cazibeye dayalı, mania ise sahiplenici, kıskanç ve zedeleyici özelliklere sahip. Eros tarzı aşk yaşayan insanlarda genellikle dopamin miktarı azalıyor ve ödül alma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu ihtiyacı karşılamak için de birer tutkulu aşığa dönüşüyorlar. Mania tarzı aşklarda yaşanan problem ise bir çeşit mutluluk hormonu olan serotonini düzenleyen gendeki mutasyondan kaynaklanıyor. Bu durum Obsesif Kompulsif takıntı yaşayan hastalar da görülür. Gazetelerin üçüncü sayfa haberleri gösteriyor ki Türkiye, maalesef aşkından sevgilisini ya da eşini öldüren erkeklerin ülkesi. Türk erkeklerinin pek çoğunun aşk tarzı mania gibi. Etik kurulları izin verirse Türk erkeklerinin bu geninde bir mutasyon var mı diye bakmak lazım.” dedi

Aşk Karmaşık Duygular Demetidir

Aşkın hamurunda genetiğin var olduğunu da belirten Öztürk, “Aşkın hamurunda genetik var. Ancak bilimsel olarak altı çeşitte sınıflandırılan, ait olduğumuz kültürel, etnik veya dinsel gruplara göre çeşit çeşit olan, kuşkusuz her birimiz için ayrı bir anlamı olan, belki de sayılamayacak kadar türlü hallerde yaşadığımız aşk o kadar karmaşık bir duygular demetidir ki hamurundaki bu genetik ağlar henüz tanımlanamamıştır. Yani genetik bazı faktörler mevcut ancak bunu tamamen bir kader olarak görmemek lazım” diye konuştu.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.